
Ben Mert. Eşimle uzun zamandır güzel ve düzenli bir ilişkimiz vardı. Fakat son zamanlarda hep aynı şeyler tekrar edince sıkılmaya, değişiklik aramaya başlamıştık. Sık sık porno film alıp izliyor, oradaki pozisyonları deniyorduk. Ne var ki erken boşalma sorunum ve aletimin biraz küçük oluşu yüzünden film izlerken bile boşalıyor, ilişkiye birden fazla giremiyordum. Eşimin, filmlerdeki iri aletli adamları görünce etkilendiğini hissediyordum; gözlerindeki parıltıyı saklayamıyordu.
En samimi arkadaşım Zafer bekârdı. Bir araya geldiğimizde bazen kız arkadaşlarıyla yaşadıklarını anlatırdı. Penisinin çok büyük olduğunu, kızları uçurduğunu… Bir gün aklıma deli bir arzu düştü: Eşimi Zafer’e becertmek ve onları izlemek. Bunu eşime açtım. Önce şiddetle karşı çıktı, “Beni mi deniyorsun?” dedi. Ama ciddi olduğumu, Zafer’in anlattıklarını ve bir defadan bir şey olmayacağını söylediğimde, zor da olsa ikna oldu.
Ertesi gün Zafer’i yemeğe çağırdım. Yemekten sonra durumu anlattım, karımı becermesini istedim. O da önce “Beni mi test ediyorsun?” diye tereddüt etti. Ciddi olduğumu anlayınca yüzü değişti, memnun kabul etti.
Üçümüz yatak odasına girdik. Karımı yavaş yavaş çırılçıplak soydum. Zafer’le birlikte her tarafını yalamaya başladık. Ben göğüslerini, uçlarını emiyor, dilimle dolaşıyordum; Zafer ise bacaklarının arasındaydı. Vajinasını, arkasını, her kıvrımı dilinin ucuyla yokluyordu. Karım zevkten çıldırıyordu. İnliyor, bacaklarını daha fazla açıyor, saçlarını savuruyordu. Tam kıvamına gelmişti; vajinasından sular akıyor, çarşafı ıslatıyordu.
Onu domalttım. Zafer’in aletini elime aldım… Gerçekten çok büyüktü, kalındı, damarlıydı. Yavaşça karımın ıslak vajinasına sürttüm, ucunu soktum. Karım uzun bir iniltiyle karşılık verdi. Sonra Zafer devraldı. Öyle bir köklemeye başladı ki, her vuruşta karımın amını sanki dağıtıyordu. Derin, sert, ritmik… Karım şekilden şekle giriyor, çığlıkları boğuklaşıyordu. O onu sikerken ben de aletimi karımın ağzına verdim. Yalıyor, emiyor, boğazına kadar almaya çalışıyordu. Ben iki kez boşaldığım halde Zafer hâlâ pompalıyordu. Karımı çeviriyor, bacaklarını omuzlarına alıyor, yan yatırıyor, her pozisyonda daha derine giriyordu. Karım deliriyor gibi inliyordu.
Sonra Zafer’e döndüm:
“İkimiz aynı anda girelim.”
Onu yatağa sırtüstü yatırdım. Karımı Zafer’in kocaman aletinin üzerine oturttum. Yavaşça indirdi kendini, ta köküne kadar. Sonra ben arkadan yaklaştım. Aletim küçük olduğu için dikkatli olmam gerekiyordu. Yavaşça, sabırla götüne doğru ilerlettim. Ucu girdi… Karım birden gerildi.
“Çıkar… dayanamıyorum,” dedi.
Hemen geri çekildim. Zorlamadım.
Zafer devam etti. Karımın içine kaç kez boşaldığını bilmiyorum; birkaçını kesinlikle içine bıraktı. Karımın artık kımıldayacak dermanı kalmamıştı. Titriyor, nefes nefese yatıyordu. Zafer de yorulmuş, ter içinde kalmıştı.
Zafer kalktıktan sonra ben de karımın hâlâ açık ve sırılsıklam amına girdim. Zafer’in spermleri ve karımın kendi suları birbirine karışmış, inanılmaz kaygan ve sıcak bir ıslaklık yaratmıştı. Birkaç vuruştan sonra ben de boşaldım. O gece gerçekten unutulmazdı.
Bunu bir daha yapmak istiyoruz. Ama Zafer iş yüzünden yurtdışına çıktı. Güveneceğimiz başka kimse bulamadığımız için henüz tekrarlayamadık. Yine de o geceyi her düşündüğümüzde ikimizin de kanı kaynıyor.




