
Merhaba arkadaşlar. İsmim Ali, 39 yaşındayım, mühendisim. Tayinim Sakarya’ya çıktı. Aradan bir ay geçmişti.
Ev sahibi Hacer Hanım 53 yaşındaydı. Günün en az on saatini garantili şekilde bizde geçirirdi. Dedikoduyu çok sever, herkese bir kulp takardı. Kocası emekliydi; çoğu zaman içkili gezer, sürekli alkol alırdı ama zararsız, sakin bir adamdı. Ben iki gün şantiyede kalır, iki gün istirahat ederdim.
O akşam saat dokuz civarıydı. Kapı çaldı. Hacer Hanım’dı. Daha banyo bile yapmamıştık. Karım o gün memlekete gidecekti; yaz döneminin yoğun zamanında annesine yardıma gidiyordu. Karımı gözümle işaret edip dışarı çağırdım.
“Bu kadına dayanamıyorum… Yüz verme,” dedim. Sonra ekledim: “Gitmeden bir defa daha yapalım.”
O da “Bir fırsatını bulur gelirim” dedi.
Aradan on beş dakika geçmeden döndü. “Acele edelim, şüphelenir,” diye fısıldadı. Hemen yatağa girdik. Sevişmeye başladık. Ben o sırada bilerek göt sikişi yapıyordum. Kapının buzlu camında bir gölge belirdi. Hacer Hanım dinliyordu. Karıma bir şey demedim ama sesimi yükselttim:
“Hacer Hanım’ın götü gibi olacak… Göt dediğin siktikçe sikesin gelir.”
Sözlerimi duysun diye özellikle söylüyordum. İşimiz bittiğinde gölge kayboldu.
Banyodan çıktığımda Hacer Hanım karımla laflıyordu. Bir ara bana döndü:
“Bak, yemeği dışarıda yeme, küserim. Bizde yersin ya da ben getiririm.”
Şaşırmıştım. Onunla pek uyuşamazdım ama o gece tavrı değişmişti.
Karımı otogara gönderdim. Evde yalnız kalınca bilgisayarın başına geçtim, bu sitede hikâye okuyordum. Telefon çaldı.
“Yemek getireceğim, evde misin?”
“Sağ ol,” dedim.
Geldi. Yemeği bıraktı ve gitti. Ama giderken arkasından bakmadan edemedim. Kocaman, geriye çıkıntılı kalçaları, dolgun göğüsleri, kalın dudakları… Gösterişli, dolgun bir kadındı.
İki akşam şantiyede kaldım. Döndüğümde yine telefon çaldı. Hacer Hanım yemeğe davet ediyordu. İstemezlik ettim ama ısrar edince gittim. Evin reisi yine zil zurna sarhoştu. Yemeği yedik. Çay içerken kadın kocasından yakınıyordu:
“Görüyorsun… Yok bundan kime hayır gelir.”
Fırsat buldukça kalçalarına ve o kocaman göğüslerine bakıyordum. Fark ettiğimi anlamıştı. Utandım, kalktım. O gece onun götünü düşünerek üç kez boşaldım.
Sabah geç kalktım. O gün işe gitmeyecektim. Bir şeyler hazırladım ve onları davet ettim. Akşama yemek ve ev sahibine içki… Fransız viskisi açtık. Hacer Hanım o gece bambaşka giyinmişti. Daha dar bir elbise; göğüsleri kumaşa sığmıyor gibiydi. Kısa etek, kalın bacaklar ve o muhteşem kalçalar… Onu hiç bu kadar seksi görmemiştim.
Yemek yedik. Ev sahibi abi sızmıştı bile. Ben de bayağı çakırkeyftim. Tüm cesaretimi topladım:
“Elbisen çok güzel… Sen de öylesin. Harika görünüyorsun.”
Yüzü kızardı.
“Nerem güzel? Baksana, her şeyin fazlası var. Senin eşin zayıf.”
“Kadın dediğin biraz ele gelecek,” dedim.
Suratını astı, mutfağa gitti. Kızdı diye peşinden gittim. Özür diledim.
“Özür dilemene gerek yok. Sana değil, talihime küsüyorum,” dedi. Gözlerinden yaş geldi. Üzülmüştüm. Gözlerini sildim. Koltuğa oturduk.
Kadın açıldı:
“Beş yıldır aynı çile… Ben de kadınım, benim de ihtiyaçlarım var. Çekemiyorum bu adamı.”
Cesaret aldım. Biraz daha sokuldum. Elini tuttum. Göz göze geldik. Tam göğsüne elimi koyduğumda birden kalktı.
“Sen sarhoşsun. Kendine gel.”
Utancımdan ne diyeceğimi bilemedim. Çıktı gitti.
Evi toparladım, abiyi yatırdım. Uykum kaçmıştı. Saat gece bir olmuştu ki telefon çaldı.
“Bizim leş ne yapıyor?”
“Yatırdım. Sabah olunca getiririm.”
“Geliyorum. Kapıyı aç.”
O saatte zile basılmazdı ama basmadı; kapıyı çaldı. Açtım. Tekrar özür diledim.
“Beni istiyor musun?” diye sordu.
Şok oldum.
“Evet,” dedim.
Başladık. Öpmüyordu; dudaklarımı yiyordu. Kocaman göğüslerini yaladım, uçlarını emdim. Sonra o kabarık, ıslak amına indim. Dilimle yalamaya başladım. Beş dakika dayanamadı.
“İçine gir…” diye yalvardı.
Girdim. Kadın resmen beni parçalarcasına seviyordu. Tırnakları sırtıma geçiyor, kalçalarını kaldırıp her vuruşu daha derine alıyordu. Birlikte boşaldık ama onun hızı inmemişti.
“Devam…” dedi.
Biraz mola verdik. Tekrar başladık.
“Götün çok güzel,” dedim.
“Evet… Duydum. Karınla sevişirken söylediklerini.”
Az sonra o muhteşem götün deliğini dilimle yaladım. Yavaşça, dikkatle soktum. Bir çığlık attı ama içine aldı. Kalçalarına vura vura, bir elimle amını okşarken ikinci kez beraberce boşaldık. Sabah oluyordu. Yorgun düşmüştük.
O günden sonra… Ne zaman eve gelsem, karım yokken, Hacer Hanım’la sürekli sevişir olduk.




