Arkadaşımın Düğününde Kendimi Siktirdim

E
Editorial ·22 gün önce
093 minutes read
Arkadaşımın Düğününde Kendimi Siktirdim

En yakın arkadaşının düğününde, sağdıç olan yakışıklı adamla gece boyu süren, her an yakalanma riski taşıyan gizli ve ateşli bir kaçamak. Salonun kalabalığında, koridorlarda, banyoda ve otelde… Her dokunuş daha tehlikeli, her inleme daha susturulmuş.

Keywords: düğün kaçamak, sağdıç seks, gizli ilişki, riskli seks, arkadaş düğünü, gece boyu seks, yasak aşk, hızlı seks, banyo seks, otel odası, tutku, adrenalin


Salona girdiğimde müzik çoktan başlamıştı. En yakın arkadaşımın düğünü. Beyazlar, şampanyalar, gülüşler… Ama benim gözüm sadece bir kişideydi: sağdıç.
Uzun boylu, siyah takım elbisesi vücuduna yapışmış, çenesi keskin, bakışları doğrudan bana kilitlenmiş. Adı Emre. Daha önce birkaç kez görmüştüm, ama bugün… bugün farklıydı.

İlk bakışmamız dans pistinin kenarında oldu. Kalabalık arasında omzumun üzerinden baktı, dudaklarını yaladı. Kalbim göğsümü dövüyordu. “Bu gece,” diye fısıldadı yanımda geçerken, “seninle bitmeyecek.”

Tuvalete kaçtım. Aynanın karşısında nefesimi toplarken kapı aralandı. Emre içeri girdi, kilidi çevirdi. “Delisin,” dedim, sesim titriyordu. “Dışarıda yüzlerce insan var.”

“İşte bu yüzden daha iyi,” dedi. Beni duvara yasladı. Dudakları önce boynuma, sonra ağzıma indi. Öpüşmemiz aç, aceleci ve tehlikeliydi. Eteklerimi yukarı çekti, külotumu yana kaydırdı. Parmakları çoktan ıslaktı. “Bu kadar ıslanmışsın… sadece bakışlarımla mı?”

İki parmağını içime soktu. Ağzımı eliyle kapattı. “Sessiz ol.” Parmakları ritmik hareket ederken bacaklarım titredi. Dışarıdan müzik ve kahkahalar geliyordu. Her an biri kapıyı çalabilirdi. O an boşaldım, inlememi boğazına gömdüm.

“Bu sadece başlangıç,” dedi, parmaklarını yalarken.

Gece ilerledikçe her fırsatta buluştuk. Koridorun karanlık köşesinde, eteklerimi kaldırıp beni duvara yasladı. Zipini indirdi, sertliğini hissettim. “Şimdi,” diye fısıldadı. Bir hamlede içime girdi. Ağzımı öperek susturdu. Sert, hızlı, risk dolu. Her itişte duvar sarsılıyordu. Ayak sesleri yaklaşınca donduk, ama o daha derin girdi. “Gel,” diye fısıldadı. Kaslarımın sıkılışını hissedince gülümsedi. Boşaldım, o da peşimden.

Sonra banyoya çekildik. Aynanın karşısında, eteklerim belimde, o arkadan girdi. Bir eliyle memelerimi sıktı, diğer eliyle klitorisimi ovaladı. “Bak kendine,” dedi. “Nasıl da alıyorsun beni.” Yansıma bizi gösteriyordu: kırmızı yanaklar, açık ağız, terli ten. Kapı kilitsizdi. Her an biri girebilirdi. Bu düşünce beni daha çok tahrik etti. İkinci orgazmım daha şiddetli geldi.

Salonun arkasındaki depo odasına kaçtık. Kutuların arasında, ayakta. Bu sefer yavaş ve derin. Göz göze. “Bütün gece seninle olmak istiyorum,” dedi. Kalçalarımı kavradı, her vuruşta nefesim kesildi. “Arkadaşın mutlu… sen de mutlu olacaksın.”

Gece yarısı oteline geçtik. Oda anahtarını cebinden çıkardı. Kapı kapanır kapanmaz üzerime çullandı. Takım elbisesini yırtarcasına çıkardı. Beni yatağa attı, bacaklarımı omuzlarına aldı. Bu sefer yavaş yavaş, her santimini hissettirerek girdi. “Bütün gece,” diye tekrarladı.

Saatlerce sürdü. Önce yavaş, sonra sert. Beni ters çevirdi, kalçalarımı kaldırdı, arkadan girdi. Saçlarımı çekti. “Bağır,” dedi. “Kimse duymayacak.” Bağırdım. Parmakları ağzıma girdi, emdim. Sonra beni üstüne aldı. Kalçalarımı kavrayarak yukarı aşağı hareket ettirdi. “Kendi hızınla gel.”

Üçüncü, dördüncü orgazm… Saymayı bıraktım. Ara sıra durduk, su içtik, birbirimizi yaladık, sonra tekrar başladık. Sabaha karşı pencereden ilk ışıklar sızarken hâlâ içimdeydi. Yavaş, derin, yorgun ama doyumsuz.

Sonunda yan yana uzandık. Terli, nefes nefese. “Yarın herkes mutlu çiftlere bakacak,” dedim. “Ben sadece seni düşüneceğim.”

Emre gülümsedi, parmağını dudaklarıma götürdü. “Bu gece bitmedi. Daha var.”

Ve gerçekten de vardı. Sabahın ilk saatlerine kadar, her pozisyonda, her köşede… Düğün gecesi, en yakın arkadaşımın en mutlu günü, benim en riskli, en ateşli, en unutulmaz kaçamağım oldu

Paylaş

İlgili Yazılar